4 Haziran 2010 Cuma

Kız İşleri Bakanlığı


• Kadın dergilerinde veya gazetelerin moda eklerinde her jean modası ile ilgili sayfaya “JEAN’SEL CAZİBE” başlığı atılmasın. Daha fazla tiksindiğim çok az şey var.
• Aynı şekilde iç giyim ile ilgili sayfalarda “TENİNİZDEKİ CAZİBE” filan gibi başlıklar kullanılmasın. Kardeşim, o manken gibi vücudum olsa tenimde ne olursa olsun (ya da olmasın!) zaten cazibe!
• Yeter artık, daha fazla pudra rengi giysi sergilemeyin vitrinlerde! Buna tahrik denir! Dayanamıyor alıyorum, ekonomim mahvoluyor!
• Pudra rengine niye artık rosé denmiyor, merak etmiyor değilim…
• Bana da tulum yakışsın istiyorum! Birileri bu konuda bir şeyler yapmalı!
• Plastik bir flip-flop’un 60-70 Lira gibi miktarlara satılmak istenmesinin hiçbir mantıklı açıklaması yok bence.
• Yaz geldi diye kafama kocaman çiçekli tokalar takmak istemem DNA’ma kodlanmış kadınsal bir şey midir, sıcaklardan dolayı sağlıklı düşünememekle alakalı bir şey mi?
• Sağlıklı bir beslenme düzenine geçmek istiyorum. Buna başlayıncaya kadar ise canhıraş bir şekilde ve kıtlıktan çıkmışçasına dondurma yememi nereye şikayet etmeliyim? Böörtlenli Magnum da yönetiyor ha!
• Ben çocukken en sevdiğim dondurmalar: Dolomiti. Nogger. Wassereis (Waldmeistergeschmack). Eiskonfekt. Of, nasıl canım çekti.
• Dickmann’s getirilsin ülkemize. Onsuz yaşam damarlarımdan biri eksik.
• Kalori yasaklansın. Sadece hayati fonksiyonlar için gerekli olanlara izin olsun.
• Niye hala retro bir Hollanda bisikletim yok? Birileri bu konuya el atmalı.
• Haşlanmış mısırlar süt olsun, dişlere kaçmasın, yürürken üst baş batmasın ister bu deli gönül.
• Ayakkabılar vurmasın, su toplama olmasın, güzel ojeli parmaklarımızı yarabandıyla gudubete dönüştürmek zorunda kalmayalım ey sevgili yazlık ayakkabılar.
• Jel taban, seni seviyorum.
• Otobronzanın benim gibi sıcaktan ve güneşten hiç hazzetmeyen bünyelere günübirlik bronz görünüm vermesi eğlenceli bir şey, ama yok ya, uğraşamam...
• Otuz derece diye bir sıcak olması çok mantıksız. Kime neye yarıyor? İnsanın bacakları şişiyor, başı dönüyor, iş yapması imkansızlaşıyor filan. Polis otuz dereceyi yasaklasın. Yirmidokuza da kılım. Yirmibeş iyi çocuk ama, ona lafım yok.
• Kadın+çikolata=erotizm denklemi de çıkarılsın artık reklamlardan yahu. Gerçek şu ki kadın+çikolata=dobiçlik. Of moralim bozuldu bak. Ver şurdan bi Magnum klasik. *Kotorkkk!*
• Şu sıralar erkek ırkı konusunda kesin kararımı vermiş bulunuyorum: Kız İşleri Bakanlığından “bir kadınla hayatını birleştirmesinde sakınca yoktur” ehliyeti almadan efendim bir rileyşınşip olsun, bir sözlülük, bir evlilik, bir nişan durumu olsun, hiçbirine izin verilmemeli. Ya da üzerlerinde ibare taşımak zorunda olsunlar. Bakanlık uyarısı: Uzun süreli kullanımı ciddi sağlık sorunlarına sebep olabilir. / Dikkat! Size ve çevrenizdekilere zarar verici madde. / Tüketimi çeşitli sinir hastalıklarına yol açar / Güven, huzur ve romantizm merkezlerine kalıcı zarar verebilir. Çaresi henüz bulunamamıştır. Gibi.
• Şu Y kromozomun bir bacağı eksik ya, hep ondan oluyor bunlar. XX yönetir diyeceğim de, yok, onlarda da bambaşka defektler var.
• İnsanları çok seviyorum. Sadece kadınlardan ve erkeklerden hiç hoşlanmıyorum.
• Işınlama aparatı ne zaman bulunacak yahu? “Skati, beni ışınla!” diyerek hemen işyerinden örneğin Palladium’a teleport olmak istiyorum bazen, hiç İstiklalin yamuk kırık parkelerinde bileğimi bükeyazmadan.
• Eskiden güzel kokulu güneş yağlarımız vardı. Şimdikiler süper faktörlü, alerji korungaçlı, cilt sıkılaştırtmalı filan da HİÇ YAZ KOKMUYORLAR YAA! Oysa eskiden Hindistan cevizi kokulu yağlarımıza arılar gelirdi vızvızvız. Ayrıca kumda yatardık sıcak sıcak eğer canımız şezlong filan istemiyorsa. Şimdiyse bütün kumun üzeri sunbed kaplı, istesen de yatamazsın. Her şey suni.
• Bu yazın çoğunu sanırım Balkonya adasında geçireceğim.
• Ben bunları yazarken benimle yaşayan kedi Merlin suratıma “Meomeo! Beo!” diye bağırıp “Bu insanım da yine çok sıkıcı bugün! Atıcam bunu evden bu gidişle!” diye bir bakış fırlattı.
• Aklıma geldi. Bir ara adım İlker’di benim. Baya baya bakıyordum biri “Hüop! İlker!” dediği zaman. Zaten sokakta arkadaşlar rastlayınca “Baba naaber?” diye selamlardı. O kadar görli muhabbetin üstüne açıklıyorum: aslında ben bir tomboy’um! Peanuts’taki Peppermint Patty gibi ama tam olarak değil de gibi. Daha çok Lucy van Pelt. Charles M. Schulz baba, seni özlüyoruz.
• Kahkül kestirmek istiyorum ama çok korkuyorum. 20 yıldır saçım böyle, ya şimdi iğrenç olursam? Cesaret ediyim mi? (Cesaret benim göbek adım, bebeğim!)
• Mercan renkli sorbeler, limonlu naneli sodalar hepinize! Turkuaz kalın! Muck!

2 yorum:

  1. saçınız böyle çok tatlı böyle kalsın.

    YanıtlaSil
  2. dua içerikli tüm maddelere bir amin diyerek ve yorum butonuna da beddua ederek içimde kalmaması gereken yorumu dillendireyim büyük bir sevinçle(nerde benim konfetilerim?)
    şimdi ifinim bu kahkül olayı kıbırcık saçlarınızda nasıl durur? saç komple kıbırcık,kahküller düz fönlü böyle ironik bir formda olmaz mı?kahküllerin kıbırcıklığı ile elleşilmeden bırakıldığında ayaklanmaları,anarşik hareketlerde bulunmaları sinirlerinizi hop oturtup,hop kaldırmaz mı? farzedelim ki istediğiniz boydan daha kısa kesildiğinde onları çekiştire çekiştire uzatmaya çalışmanız,tokalama yöntemi ile kamufle etmeye çabalamanız ''işkencelerin en önde gideni'' kategorisine ipi göğüsleyecek gibi olmaz mı?

    YanıtlaSil